Kirpi İkilemi

İlişkilerde Mesafe
Arthur Schopenhauer ilişkilerde mesafenin önemini bir metafor aracılığıyla anlatır. Soğuk bir kış günü birkaç kirpi kendi sıcaklıklarıyla donmaktan korunmak için oldukça sıkı bir şekilde birbirlerine sokulurlar. Ama kısa süre sonra karşılıklı dikenleri birbirlerini rahatsız etmeye başlar ve bu da onları birbirinden uzaklaştırır. Isınma ihtiyacı onları bir kez daha bir araya getirdiğinde en uygun mesafeyi bulana kadar yaklaşıp uzaklaşma döngüsü tekrarlanır.
Soğuk havalarda birbirine yakınlaşarak ısınmaya çalışan kirpilerin dikenlerinden ötürü yaklaşmaları zorluk çıkartmaktadır. Kirpiler yakın olmak isteseler de mesafeyi korumak zorundadırlar.
Yakın ilişkilerin zorluklarını anlatan bu metafor neticede kendi içimize dönmeyi getirmektedir. İnsanoğlu her daim başkalarına ihtiyaç duyar.  Beraberlik ihtiyacı insanları bir araya getirmektedir. Ancak birbirine yaklaştıkça dikenlerimiz birbirimizi incitmektedir. Sonunda uzaklaşıp kendimizi izole etmeyi seçebiliriz.
Şu pandemi döneminde ilk başlarda pek çok kişi zorunlu  izolasyondan mutlu oldu.  Sonraları yine ilişki içine girme ihtiyacı ortaya çıktı. Bir arada olabildiğimiz mesafe, nezaket ve görgü kurallarıyla belirlenmektedir.
Bir kimsenin yalnızlıktan acı çekerken insanlara yaklaştıkça kendine ve başkalarına zarar vermesi çıkmaz yaratmaktadır.
Astrolojide ilişki haritalarında kişisel gezegenler arasındaki altmışlık açılar mesafeli ama destekleyici beraberlikleri anlatmaktadır. Birbirimize yük olmadan ilişki kurmak, ısınırken dikenlerimizle rahatsızlık vermeyecek mesafede durmayı gerektirmektedir.
Sigmund Freud aynı konuyu  “Soğuk bir kış sabahı, donmamak için birbirine yaklaşan oklu kirpiler gibiyiz” diyerek aktarır.
Attila İlhan’ın dizeleri de aynı temaya dikkat çeker:
Kirpi gibisin çocuk
Her tarafın diken
Kim elini uzatsa delik deşik
Üstelik sen de kan içindesin.
Meral Pala

2022-2023 Astroloji Temel Eğitim   

Bu sayfaya abone olarak gönderi ve haberleri e-posta yoluyla öncelikli olarak okuyabilirsiniz!