Satürn Kova Burcu’nda

Yeni Sosyal Düzen

 

22 Mart’tan itibaren Satürn’ün Kova’da yolculuğuna başladı. Gökteki gezegenler yer değiştirdikçe hayatımızdaki temalar da değişmektedir. Satürn’ün burç değiştirmesi ter döktüğümüz, bizleri sıkıştıran konuların değişimini ifade eder.

Sosyalleşme kavramı değişti

Sosyal hayat, iş ve eğitim hayatı insanların fiziken bir araya toplanmadan  devam ettirmeye çalıştıkları bir şekle büründü.  Oysaki insan doğasında psikolojik açıdan fiziksel bağ kurma ihtiyacı olduğu bilinmektedir. Sevdiklerimize sarılmak, onlarla kucaklaşmak hayati bir değere sahiptir. Bağışıklık sistemine olumlu etkisi olduğu söylenmektedir.

Bu arada bir parantez açıp Uranüs’ün Boğa’da hareketine de dikkat çekelim. En çok dokunmayı, sarılmayı seven burç Boğa’nın da Uranüs’le tamamen değişime uğradığının altını çizelim. Ayrıca doğanın verimliliği ve değerlerle ilişkili burcun yine Boğa olması bu konuların da değişip dönüştüğünü anlatmaktadır. Doğanın bozulmasıyla iklimde ve tarımda değişim yaşıyoruz. Dünyada finans piyasaları çöküş yaşarken, paranın değeri ve anlamı değişime uğradı ve daha da çok değişeceğe benziyor. 

 

İnsanın sosyal bir varlık olduğunu unutmayalım. Sağlıklı kalabilmek içinse bu dönemde fiziksel mesafeyi korumanın önemi çok açık duruyor. Oysaki eskiden sağlıklı olmak için sarılmamız, kucaklaşmamız önerilirdi. Bu durumda insanların sanal yollardan sosyalleşmesi kaçınılmaz. Böylelikle hayatla bağımız bir şekilde devam edebilir. Öte yandan dokunma olmaksızın insanların bağışıklık sisteminin çökmesi de kuvvetle muhtemeldir diye düşünüyorum. Yaşam enerjimiz giderek zayıflayabilir. Belki de insan nesli kademeli olarak fiziksel ve sosyal bağların zayıflamasıyla tamamen farklı bir yapıya bürünecektir?

Covid-19’a Hepimiz Eşit Mesafedeyiz

Eşitlik ve adaletin sembolü Kova’ya göre herkes özeldir fakat hiç kimse ayrıcalıklı değildir. Tam da içinde olduğumuz dönemde ırk, cinsiyet, sosyal sınıf ayırımı olmaksızın herkesin virüse eşit mesafede olduğunu gözlüyoruz. Ne prens, ne ünlü futbolcu, ne de sanatçı dinliyor. Şu dünyada kimsenin ayrıcalıklı olmadığı ortadadır. Belki de tam şimdi insanlık olarak eşitlik ve özgürlüklerimiz üzerinde düşünüp bu derse çok iyi çalışmalıyız.

 

Zodyağın son iki burcu Kova ve Balık egoyu bertaraf etmiş burçlardır. Sosyal eşitliği, bütünlüğü ve sosyal düzeni Kova anlatmaktadır. Balık ise tüm evrenin bir ve bütün oluşunu anlatır.

Aslında Kova burcu insani burçların sonuncusudur. İnsanın gelişim sürecinin sonunu anlatır. İkizler iletişimcidir. Terazi ikili ilişkileri anlatır. Kova burcuysa insan topluluklarının bir bütünlük oluşunu işaret eder. Ayrıca bütünden ayrışmayı ve bütünün içinde birey olmayı da sembolize eder. Kova idealisttir. Kendine özgüdür ve kendi kuralları vardır. Bu dönemde hayatımızda bir dizi yeni kurallar gelişeceği muhakkaktır.

Ayrıca Kova’nın yaratıcı ve buluşçu yanıyla bu 3 yıllık dönemde bolca bilimsel buluş beklemeliyiz. Özellikle Aralık ayında Satürn ve Jüpiter’in Kova burcunda birleşmesi yeni buluşları destekleyecektir. Devlet ve kurallarını da Satürn anlatmaktadır. Sosyal devlet kavramı bu süreçte bir değer olarak öne çıkacaktır.

Bu arada 2023’ten itibaren Satürn Balık’ta hareket ederken belki de devletlerin arasındaki sınırlar eriyecektir. Bir başka ihtimal insanın duyguları, anlayışı, empati gücü iyice kısıtlanabilir. Hatta 2023’te Plüton da Kova’ya ilk dokunuşunu yapıyor. Sosyal yapıların değişim sürecinin büyük ölçekli olması pek muhtemeldir.

İnsanın ruhsal ve fiziksel bağlar içinde olma ihtiyacı bulunan bir varlık olduğunu düşünürsek belki de doğasında, genetik yapısında bir değişim çoktan başlamış olabilir. Zira son yıllarda kullandığımız teknolojik cihazlar vasıtasıyla iyice ruhsuzlaşmış ve dijital ortamda iletişime ağırlık vermiştik. Bundan şikayet etsek de karşı koyamadığımız bir değişimin içindeydik. Şimdilerde bu değişim hızlanmış gözüküyor. Hatta Uranüs ve Satürn’ün arasındaki açı süreci hızlandırmaktadır. 

Dileğim doğa anaya sahip çıktığımız, insanlığın birlik, bütünlük, kardeşlik içinde birbirine sıkı sıkıya sarıldığı, hırsların bertaraf edildiği, barış ve eşitlik içinde yaşadığı bir dünyaya kavuşmak.

Sağlıklı ve mutlu olmak umuduyla…

Meral Pala

28 Mart 2020

Bu yazının bütün hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.