Birimiz hepimiz

Hepimiz birimiz içiniz…

Önemli Not: Bu sayfaya ücretsiz abone olarak gönderileri erken alabilirsiniz!

Bu defa bir başka yeniay doğuyor. Bağımsızlığı temsil eden Kova’da doğan yeniay hayatımızda ”İLK”leri deneyeceğimizi gösteriyor. Her birimiz için farklı bir konuda yeni deneyimler gündeme geliyor. Egoyu arkaya alarak konuları akıl ve mantık süzgecinden geçirmeye çalışıyoruz. Müthiş hızlı akan hayatımızda hiç  planımızda olmayan gelişmeler yaşıyoruz.  Zaman zaman düşündüklerimizden çok farklı bir tablo ile karşı karşıya kalıyoruz. 

Geçtiğimiz Aralık (2020) ayından beri  kafamızda yeni idealler oluşum sürecindeler. Kova burcunda sosyal gezegenlerin buluşmasıyla insanlık olarak yepyeni bir döneme adım attık. Geriye dönüşü olmayan bir yenilenme içindeyiz. Eski kalıplar birer birer yıkılıyor. Eskiye bağlı kalmak hayatımızı zorlaştırıyor. Başka kafalar ortaya çıkıyor. Buluşçu yanımız hiç olmadığı kadar aktif durumda. En çok da özgürlük, eşitlik, sosyal adalet ihtiyacı gündeme geliyor.

Kışın ortasını sembolize eden Kova burcunda yeni ay yaşanırken Aralık ayında yeni başlayan döngünün vurgulandığını söyleyebiliriz. Hayatımızda sert rüzgarlar, dondurucu soğuklar var. Ay’ın Kova’da yenilenmesi ruhu üşüten bir iklimi çağrıştırıyor bende. Zira şimdilik sıcacık duygulardan çok uzağız.

Jüpiter ve Satürn’ün yanı sıra retro Merkür ve Venüs de Kova’da hareket ediyorlar. Yeniay doğarken gökyüzü ışıkları Güneş ve Ay ile beraber toplam 6 gezegen Kova’da yerleşiyor. Hepsi de Kova’daki güçlü Satürn tarafından yönetiliyor. Bunun anlamı yeni kurallar ve yepyeni bir sistem demek.

Bu arada Boğa Burcunda hareket eden Uranüs ile Satürn’ün yarattığı sert atmosfer hayatımızdaki beklenmedik gelişmeleri, değişen değerleri, güven duygumuzdaki sarsıntıyı sembolize etmektedir. Mars da Boğa’da bu gelişmeleri ateşliyor. Retro Merkür Kova’da pratik hayatın içinde aksaklıklarla kendini gösteriyor. Yanlışlardan dönmeye zemin hazırlıyor. 

Uranüs ve Satürn sertliği bu yıl 3 defa tekrar edecek. 17 Şubat, 24 Haziran ve 24 Aralık tarihlerinde uyanışlar hayatımızdaki ana trendi değiştirecek güçte olacaktır. İsyankar bir hava var. Klasik tutumlar yeni şartlara hiç uyumlu gözükmüyor. Çağ değişirken eski sisteme bağlı kalmak hiç akılcı değil. İşte tam da bu sebeple yeniliklere açık olmak gerekiyor. Sert kırılmalar yaşamaktansa yumuşak geçişlere zemin hazırlamak gerekiyor. 

11 Şubat’ta yeniay oluşumu  Uranüs ve Satürn son karesinin yarattığı sürpriz, beklenmedik, bambaşka duygular hissettiriyor.

Bu dönemde hayatımızda sert virajlara girme ihtimalini hesaba katarak mümkün olduğunca esnek olmaya bakmalıyız. Değişen şartlara uyumlu olmak elimizi rahatlatacaktır. 

Bugünlerde sertlikleri hafifletecek Jüpiter-Venüs birleşimi özlediğimiz insani değerleri, iyimserliği, sosyal adaleti olumlu yönde etkileyebilecektir. Aslında  insanlığın en büyük ihtiyacı bencillikten kurtulmak, doğanın bir parçası olduğumuzu bilerek toprağı-yeşili, suyu ve bütün canlıları korumak.

Tüm canlıların aynı doğanın bir parçası olduğu konusunda bilinç oluşturabilirsek ”birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içiniz” diyebiliriz. Bu anlayış insanlığın düştüğü girdaptan çıkışına imkan verebilir.

Ülkemizin haritasında sekizinci evde gerçekleşen yeniay   bu dönemde malum pandemiden dolayı ölüm oranları üzerinde çokça konuşmayı getirebilir.  Başka ülkelerden, uluslar arası kuruluşlardan gelen mali kaynaklar vurgulanabilir. Ayrıca katliamlar, cinselliğe yaklaşım, yeraltı faaliyetleri gibi konular gündeme gelebilir. Yeniay oluşurken ülkemizde Terazi burcu yükseliyor. Kovadaki Venüs yine diplomasi, akılcılık, adalet vurgusu yapıyor. 

Devir akılcı olma devri, doğru ve gerçekleri konuşma, mantıkçı olma devri. Yenilikçi, modernist, eşitlikçi olma zamanı. Kova zamanlarında egoyu rahatlıkla arkaya alıp, doğru ve dürüst insan olmanın gereklerini yerine getirebiliriz.

Kovada yeniay bütün insanlığa son bir kaç on yıldır hayatımızı ele geçirmiş olan çarpıklık ve  çürümüşlüklerden arınmayı getirsin….

Sevgi ve sağlıkla…

Meral Pala