Zoru Başarmak

Satürn Akrep Burcuna İlerliyor 

5 Ekim 2012 tarihinden itibaren Satürn Akrep Burcunda hareket etmeye başlıyor.  Astrolojide “büyük öğretmen” olarak nitelenen Satürn, çıplak gözle görebildiğimiz en dıştaki gezegendir ve algımızın sınırlarını çizer. Fiziksel dünyada sınırlar Satürn ile sembolize edilir.  Fiziksel bedenimizi dış dünyadan ayıran cildimiz, derimiz, materyalist dünyanın içindeki kapılar, eşikler, duvarlar ve uluslar arası sınırlar Satürn ile sembolize edilmektedir. Satürn’ü limitleri belirleyen gezegen olarak ifade edebiliriz. Astrolog Liz Greene Satürn’ü ; “kişisel bilinçaltını, kolektif bilinçaltından ayıran gezegen” olarak tanımlar.

Satürn soğuk ve kuru doğasıyla hayattaki umut ve arzularımıza engeller koyar, itiraz eder ve bize emek sarf ederek sabırlı olmayı, boyun eğmeyi, diz çökmeyi öğretir.

Karma gezegeni Satürn yaşlılık, olgunluk, tecrübe, bilgelik ve geçmişle ilişkilendirilir. Oysaki  “gelecek” de Satürn ile ilişkilidir. Geleceğe dair atılan her adım, geçmişin tecrübesiyle sağlam ve güvenli bir başlangıç yapmaya imkân vermektedir. Antik tanımlamalarda Satürn,  Uroboros (Ouroboros) ile sembolize edilir. Uroboros sürekli kendi kuyruğunu yiyen yılan, devamlı ölür ve yeniden doğar. Bu bir süreçtir, hiçbir zaman sonu yoktur. Geçmiş zaman, şu an ve gelecek zaman birbirinin içinden doğar. Ölüm ve yeniden doğum sürekliliği olan bir döngüdür.

Satürn’ün Terazi burcundan sonra, su elementinden sabit nitelikli Akrep’e geçişi geçmişe ait konuları iyileştirme zamanı olacaktır. Akrep burcu ölümü ve yeniden doğumu sembolize eder.  Su elementi bir verimlilik, doğurganlık işareti olarak ölümün ardından doğumu da getirmektedir. Akrep’in anlattığı ölüm, fiziksel ölümün yanı sıra psikolojik boyutta bir ölümdür. Akrep’in ölüm, doğum ve cinsellikle ilişkilendirilmesi de iki farklı enerjinin kendi içinde bir ölüm yaşaması ve ardından bir bütünleşmeyle tamamen yeni bir enerji yaratmasından gelmektedir.

Satürn Akrep’te ilerlerken geçmişle yüzleşmek ve bilinçaltında yaşadığımız engellenme duygusunu fark edip bunu iyileştirmek kaçınılmaz olacaktır. Bir anlamda geçmişin yükünden arınma zamanı demek yanlış olmaz. Bundan önce 1983-1985 arasında Satürn’ün Akrep Burcundan geçişinde yaşadığımız deneyim, önümüzdeki Satürn Akrep dönemini anlamaya yardım edebilir.  Astrolojik haritamızda Akrep burcunun yönettiği alanı derin ve karanlık sulara benzetilebiliriz. Burası derinliği bilinmeyen dipsiz bir kuyu gibidir. Akrep Burcu kişisel astroloji haritasında hangi yaşam alanını temsil ediyorsa burada derin duygular, kendimizden bile gizlediğimiz, kaçtığımız, bilincimizden silmeye çalıştığımız geçmişi gizleriz. Burada büyük zorluklarla dönüşüm ve bir tür evrim geçiririz.  Yoğun duygular, gizem, bilinmezlik, kriz, ölüm ve yeniden doğum Akrep’in anahtar sözcükleridir. Bilinçdışında gizlenmiş olanı yüzeye taşırken gerçekçi ve samimi olmak en önemli şarttır. Kendimize karşı dürüst olmamak daha da çok karanlığa gömülmeyi getirebilir. Bu dönemde duygusal paylaşımlarda ciddi zorlanmalar olabilir.

Satürn ‘hayatın gerçekleriyle yüzleşmek’ demektir. Satürn’ün Akrep Burcundan geçişinde yalnızlık ve duygusal olarak içe kapanma ve bir izole olma hali yaşanabilir. Depresif ruh hali söz konusu olabilir. Satürn Akrep dönemi 2015 Eylül’üne kadar devam edecek. Bu dönemde gizli gücümüzü ortaya çıkartmak ve geçmişin yüklerinden arınmakla uğraşacağız demektir.

Akrep dönemleri (Ekim-Kasım) doğada bir tür ölümün yaşandığı zamana denk gelir, sararıp ölmüş yapraklar toprağa düşer ve çürüyerek toprağa karışırlar. Akrep zamanı canlı yaprakların çürüyerek baharda yeniden doğmak üzere toprağa karıştığı zamandır.

Mars yönetimindeki Akrep,  büyük güç sembolüdür ancak kendiliğinden aksiyona geçen Koç Burcu gibi değildir. Bir saldırıya uğrarsa büyük bir savunma gücü ortaya koyar. Ancak asla ilk hareketi başlatan olmaz. Sabırla dayanır, direnç gösterir. Dişil (feminen) bir enerji olarak durup bekler, tüm zorluklara  katlanır. Dayanma gücü hem fiziksel hem de psikolojik seviyede çok yüksektir. Satürn Akrep dönemi, kişiler ve olaylara karşı savunma yapma ve direnç gösterme zamanına işaret ediyor. Zamana yayılan bir olgunlaşma öngören Satürn, getirdiği sorumluluklar, testler ve çizdiği sınırlar çerçevesinde Zümrüdü Anka Kuşu gibi küllerinden yeniden doğma fırsatı verecektir. Akrebin farklı türlerinden; gücünün farkında bir ‘kartal’ , sezgileri çok kuvvetli bilge bir ‘baykuş’,  kişisel arzularını aşmış barışçıl bir ‘güvercin’ veya hem en dibi hem de en yüksekleri yaşamış Akrep tipleri Satürn‘den farklı deneyimler elde edecektir.

Satürn’ün Akrep Burcuna geçişinden önceki yakın dönemleri değerlendirsek; 2009 Ekim ayında Oğlak’taki dönüştürücü Plüton ile gerginlik içene girdi. Daha sonra 2010 ağustos ayında öncü Koç Burcundaki Uranüs ve Jüpiter’le karşıt, Plüton ile yine kare içinde bulundu.  Böylelikle gökyüzünde oluşan T-Kare öncü burçlar arasında büyük gerginlik zamanları olarak hafızalarda yer etti. Olaylar hem kişisel olarak hayatımızda hem de Dünyada sosyal alanda öne çıkmak isteyen, inatçı güçlerin çarpışması olarak akıllarda yer etti. Öncü burçlarda sert açılar kuran sosyal ve kuşak gezegenleri insanlık tarihinde iz bırakan olaylara zemin hazırladı. Örneğin Avrupa’da borç krizleri, uluslararası Wikileaks skandalı, İngiltere ve çeşitli Avrupa ülkelerinde protesto olayları gibi daha saymadığımız şaşırtıcı nitelikte pek çok olay patlak verdi. Tam 88 yıl aradan sonra Sümela manastırında ilk kez ayin yapılmasını bile öncü burçlardaki gezegenlerin etkileşiminden kaynaklandığını düşünebiliriz.

Satürn Akrep’te ilerlerken, Akrep’in iyileştirici (healer) gücüyle geçmişten taşıdığımız ve gelişmeye engel olan zehirli atıkları temizleme zamanı olacaktır. Bir ‘olmazsa olmaz’ veya ‘ ya hep ya hiç’ durumundan bahsetmek yanlış olmaz. Ya zehirleyici olana izin verir ve dönüşüm yaşamak durumunda kalırız, ya da kendimiz zararlı olanı yeni bir forma getirmek üzere yok ederiz. Terazi ‘de olduğu gibi eşitlik, adalet ve dengeden bahsetmek zor olacaktır. Tam tersi güçlerin savaşı sert bir döneme işaret ediyor.  Bir tür ölüm-kalım savaşı gibi bir mücadelenin içine girebiliriz. Bunu yaparken de bilinçaltında gizlenmiş olan kendi sınırlarımızla karşılaşabiliriz.

Akrep Burcu bir iyileştirme (healing) gücüne sahiptir. Satürn’ün Akrep’ten geçişi, Yay’da ilerleyeceği (2015-2017 arası) gelişme dönemine hazırlık niteliğinde olacaktır. Gizliden sinsice bizi çürüten zararlı organizmaları ıslah edersek hayata devam etme, ilerleme şansımız olabilir. Bu iyileşme sürecinde farkında olmadan içine çekildiğimiz kadersel olaylar yaşayabiliriz.

Satürn’ün hareketiyle ilgili daha eski tarihlere gidersek 2000 yılında, Satürn ve Jüpiter’in Boğa’da kavuşumu çok önemli yeni başlangıçlara işaret eder. Her 20 yılda bir Satürn-Jüpiter kavuşumları önemli dönemeçleri temsil eder. Ekim’de Akrep’e geçişle o dönemde başlanan işlerin test zamanı olabilir. İlgili konunun toplumla paylaşıldığı, en verimli ve en görünür olduğu evre olacaktır. Aslında 2000 yılında Boğa’daki Jüpiter-Satürn kavuşumu bir başlangıç noktası ise, 2012-2015 aralığı bir dolunay evresi gibi bir sonlanma ve devam edip etmeme kararını verme zamanı da olabilir. Örneğin Türkiye’de ilk kez 2000 Haziran’da işsizlik sigortası uygulaması başlamış. Önümüzdeki Satürn Akrep döneminde bu kararın bir daha gündeme gelmesi, gözden geçirilmesi beklenebilir. Kişisel olarak hayatımızda yeni başlayan konular hakkında şimdilerde (Satürn Akrep döneminde) testlerle bir karar noktasına gelinebilir.

Bu arada yer altı kaynaklarını da anlatan Akrep burcu burada bir kısıtlanma getirebilir.

Aynı zamanda para piyasalarında borçlanma, krediler ve morgage konularında sıkışma ve yeniden düzenlemeler beklenebilir. Borçlanma kaynaklarında sıkıntı olabilir.

Satürn 2014 Aralık Ayına kadar Akrep’te, daha sonra Yay burcuna geçiş yapacak. 2015’in 15 Haziran’ında geri hareketle tekrar Akrep’e dönecek ve 19 Eylül 2015’te kalıcı olarak Yay burcuna giriş yapacak.

Bu dönemde hayatta kalmak için zoru başarmak zorundayız. Bir tür hayatta kalma savaşı,  Ouroboros’un kendi kuyruğunu yiyerek beslenmesi gibi bir takım sonlanmalar kaçınılmaz olabilir. Ancak bundan beslenerek daha iyi olanı hayata geçirebiliriz.

Nietsche’nin “beni öldürmeyen şey güçlendirir” sözü tam da Satürn Akrep’te ilerlerken daha bir anlam kazanacak gibi gözüküyor.

Bu yazıda Satürn’ün Akrep’ten geçişinin hem kişisel hem de sosyal ve evrensel boyutta neleri sembolize ettiğini irdelemeye çalıştık, önümüzdeki günlerde burçlara nasıl yansıyabileceğini ayrıca ele alacağız.

Sevgilerimle;

Meral Pala

20 Ağustos 2012

Bütün hakları saklıdır.

Referanslar:

Liz Greene- A New Look at an Old Devil-Saturn

Deborah Houlding-http://www.skyscript.co.uk/saturn.html

Alan Oken – Complete Astrology

2012-2013 Dönemi Astroloji Eğitimleri hakkında bilgi edinmek için linki tıklayınız:

https://astrolojikosesi.com/2012/05/25/2012-2013-egitim-donemi-ekimde-basliyor/

Reklamlar