Kara bulutlar dağılacak mı?

Candle in black

Büyük acılarla kavrulduğumuz bir haftayı geride bıraktık. Akrep’te dolunay bize ölümün ne kadar yakın olduğunu, hayatla ölüm arasında ne denli ince bir sınırda olduğumuzu en derinden hissettirdi. Yoğun duygularımızla baş etmekte zorlandık, gel-gitler yaşadık, birçoğumuzun içinde fırtınalar koptu.  Zaman zaman duygularımızı donmuş gibi hissettik. İşte tam da bu duygularla yoğrulurken huzura ermenin (Boğa arketipi) büyük mücadelelerden (Akrep Arketipi) geçtiğini fark ettik (dolunay). Satürn’ün Akrep’te yerleşimi kurşun (Satürn) gibi ağır duyguları tattırdı.

Akrep Burcu aynı zamanda ölüm-kalım mücadelesi vermeyi anlatır. Soma’da madendeki kardeşlerimizden kimisi bu mücadeleyi kazandı, kimisi maalesef kazanamadı.

Kaybettiklerimizin acısı asla dinmeyecek olsa da önümüzdeki günlerde neler beklemeliyiz peki?

Öncelikle 20 Mayıs Salı günü Mars gerileme hareketini tamamlıyor. 1 Mart tarihinden beri Mars (savaş gezegeni) geri hareketteydi. 2013’ün Aralık ayı başından beri Mars zarar verdiği Terazi’de hareket ediyor. 26 Temmuz’da Mars bu zorlu yerleşimden çıkacak. Bu tarihe kadar Mars retrosunun gölgeleri devam edebilir. Ancak 20 Mayıs’ta düzgün harekete geçmesi bir nebze olsun rahatlama getirebilir.  İleri doğru adımlar atabiliriz artık.

21 Mayıs Çarşamba günü Güneş İKİZLER Burcuna geçiş yapıyor. Değişken İkizler burcu değişimi sembolize eder. Şartların sabit olmayacağı ve fakat akıl ve mantıkla hareket edebileceğimiz dönemi anlatır. Objektif, akılcı yaklaşımlar görebiliriz. Bolca fikir üretmek, fikir alışverişlerinde bulunmak, düşünceleri yaymak İkizler dönemine özgüdür. Arkadaşlık, kardeşlik, dostluk temaları vurgu kazanabilir. Belki de bu denli zorlayıcı duyguları yaşadıktan sonra insani yönümüzü daha çok kullamayı öğrenebiliriz. Hava grubu burçlar “insani burçlar-human signs” olarak tanımlanır. Aklı kullanmak,   fikir üretmek, mantık ortaya koymak gibi insana ait özelliklerin öne çıktığını anlatırlar.

Gökyüzünde Satürn-Jüpiter-Kiron arasında oluşan rahat üçgenin giderek sıkılaşması anlayışı, yardımseverlik duygularını yükseltebilir, içimizdeki iyileşme gücünü açığa çıkartabilir.

Bu dönemde umut ediyoruz ki kardeşlik duyguları canlansın, sorgulayıcı ve yapıcı fikirler değer bulsun. Empati kurmayı öğrenelim. Sabrımız bir daha bu denli büyük zorluklarla test edilmesin.

Son cümle olarak, kara bulutlar henüz tam olarak dağılmasa da bir nebze değişimi hissedebiliriz…

 

Meral PALA

18 Mayıs 2014

Yeşillköy

Bu yazının bütün hakları saklıdır. Kaynak göstermeden yayımlanamaz.